SAHA İstanbul’un tek rakibi Airbus

Savunma Havacılık ve Uzay Kümelenmesi Derneği (SAHA İstanbul) Genel Sekreteri İlhami Keleş, Avrupa’nın ikinci büyük kümelenmesi olduklarını söyleyerek, meşhur espriye atıfta bulunuyor ve “Kümelenmedeki büyüklüğümüzde tek rakibimiz Airbus” diyor.

Handan Sema CEYLAN

İçinde espri de olsa bu sözde gerçeklik payı var. 1970’de kurulan Fransız-Alman ortaklığındaki Airbus, şimdi İngiltere, İspanya ve Hollanda’nın da içinde yer aldığı bir kümelenme. SAHA İstanbul da Türkiye’nin 21 şehrinden 413 üye firması ile savunma sanayinde önemli adımlar atıyor.

Yarın ‘merhaba’ diyeceğimiz 2020 yılı öncesinde değerlendirmelerde bulunan SAHA İstanbul Genel Sekreteri İlhami Keleş, “2015’te 27 firma ile kurulduk. Ama 2019’da 413 firmayı kapsayan bir noktaya geldik. Çok hızlı büyüyoruz. Sadece Türkiye’nin en büyük sanayi kümelenmesi değiliz. Avrupa Kümeler Birliği’nin de üyesiyiz. Avrupa’nın ikinci büyük kümesiyiz. Bizim bir üzerimizde Airbus var. Eskiden bir espri vardı, ‘Tek rakibim Türk Hava Yolları’ diye şimdi bizim de tek rakibimiz Airbus. SAHA İstanbul’da ASELSAN, Roketsan, Makine Kimya, THY Teknik, TAI, Baykar, Kardemir gibi pek çok büyük firmanın olduğu kümelenme. Türkiye’nin savunma sanayi cirosu 7 milyarlar dolayında 6 milyarları SAHA İstanbul’da zaten. 2.18 milyar dolarlık ihracatımız var, bu ihracatın 2 milyar dolara yakını SAHA’da zaten. Firma sayısı itibariyle Airbus’un kantitatif büyüklüğünden aslında daha fazlasını ifade ediyoruz” diyor.

Sistem üretip dışa bağımlılıktan kurtuluyoruz

Keleş, yüksek teknolojinin ancak talep yaratılarak geliştirilebileceğine de dikkat çekiyor. “6 komitemiz var. 2’si yatay, diğer 4’ü dikey komite. Yatay komitelerden biri alt sistemler komitesi. Bizim firmalarımız sayı itibariyle fazla ama firmalarımız parçacı firmalar. Biz o firmaları alt sistem ve sistem üreten firmalara dönüştürmeye çalışıyoruz. Elektronik, döküm veya kompozit… O alanda neye ihtiyaç varsa bu firmaları bir araya getirip alt sistem oluşturmaya çalışıyoruz. O zaman sistemin tamamına hakim oluyorsunuz” şeklinde konuşuyor ve şunları ekliyor: “Dışa bağımlılığı ortadan kaldırıyorsunuz. Mesela Hürkuş dediğimizde önemli alt sistemlerin bir araya gelmesinden bahsetmiş oluruz. Yüksek teknoloji böyle gelir. Bir talep yaratırsınız, onun çevresinde yer alan somut projeler bu yüksek teknolojiyi sağlar. Türkiye’nin çıtasını böyle yükseltmiş olacağız.”

007 Bond’lar değil ama sanayi casusları kaynıyor

Bulunduğumuz coğrafyanın hareketli gündemine de dikkat çekiyor Keleş, “Bu coğrafyada oyun peşinde olanların yegane saldırdığı konu da savunma sanayimiz” diyor. “Onun için Ankara ajan kaynıyor. Ama bu ajanlar 007 Bond değil, bu ajanlar x firmasının temsilcisi gibi sanayi casusları” vurgusunu yapan Keleş, “Bunlar üzerinden karar vericileri ikna ederek, içeride bir şeyin geliştirilmesinin önüne geçip, ithalatla bir şeylerin temin edilmesini sağlayamaya çalışıyorlar. Biz de SAHA İstanbul olarak tamamen yerli ve milli üretici ile Türkiye’nin yanındayız. Bunu yaparken de hiçbir ticari faaliyetin içinde değiliz. Kılıcımız her yeri kesiyor. Çünkü hiçbir konuda menfaatimiz yok” şeklinde konuşuyor.

Gücün görünür kılındığı yer: SAHA EXPO

SAHA Genel Sekreteri İlhami Keleş, 2020 Mart’ta düzenleyecekleri SAHA EXPO hakkında da bilgi veriyor. Keleş, “Burası gücümüzün görünür kılındığı yer. Toplar tanklar yok. Ama savunma sanayinin çalışma platformu olan iş geliştirilen itici gücün oluştuğu yer. İrade, para ve zaman ile her şeyi başarmamız mümkün. İşte hep bir arada bunu da geliştirmiş olacağız” diyor. Keleş’in savunma sanayine dahil olmak isteyen gençlere de bir tavsiyesi var. Keleş’e göre aşk, emek, zeka, liderlik ve iman beşlisinin bir araya geldiği yerde başarının kaçınılmaz.

Türkiye oyun bozabilen bir ülke

İlhami Keleş, Türkiye’nin oyun bozabilen bir ülke olduğunu söylüyor ve “Bunun en önemli aracı da savunma sanayi. Elbette Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ta Metehan’dan gelen bir kültürü var. Sadece askeriyle değil siviliyle de savunmada kabiliyeti var” diyor. Keleş’e göre, Türkiye’nin savunma sanayinde paradigma değişimi yakalamasının temel sebebi insansız hava araçları (İHA). Keleş, şunları söylüyor: “Paradigma değişimini yakalayabiliyorsanız, bir sekmeyi atlıyorsunuz demektir. Biz insansız araçlara zamanında geçerek bu sekmeyi aştık İHA üretebilen 4-5 ülkeden biri olduk. 100 yıldır uçak üreten Ukrayna’ya İHA ihraç ediyoruz. Barış Pınarı Harekatı’nın başarısının üzerinde de İHA’ların önemi var. Aynı şekilde ASELSAN’ın geliştirdiği elektronik harp sistemleri, Roketsan’ın geliştirmiş olduğu hassas güdümlü füzelerle mesafeler kaydettik. Nüfuz eden bombalar, mühimmatlar gerçekleştirdik. Bunları üst üste koyduğunuzda yüz yüze çatışmanın daha fevkinde sonuçları ortaya koymuş oluyorsunuz.”