19,05,2019 Hürriyet

SAHA İstanbul Haluk Bayraktar ile yola devam dedi

SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar, “Parasını ödemeye hazır olduğumuz halde bize SİHA vermediler, sattıkları İHA’ların bakım idamesinde sıkıntı yaşattılar. Şimdi artık yüzde 93 gibi yüksek bir yerlilik ile tasarladığımız İHA’larımız var. SAHA İstanbul, Türkiye’nin en büyük, Avrupa’nın 2. büyük sanayi kümelenmesi. Savunma sanayi projeleri, yerli tedarikçilerin teknoloji üretme kabiliyetini artırdı, maliyetleri azalttı” açıklamasında bulundu. Genel Kurul sonucunda, SAHA İstanbul’un yeni başkanı yine Haluk Bayraktar oldu.

SAVUNMA SEKTÖRÜ, MİLLETİMİZİN GÖĞSÜNÜ KABARTIYOR

SAHA İSTANBUL Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar, “Parasını ödemeye hazır olduğumuz halde bize SİHA vermediler, sattıkları İHA’ların bakım idamesinde sıkıntı yaşattılar. Şimdi artık yüzde 93 gibi yüksek bir yerlilik ile tasarlayıp ürettiğimiz İHA’larımız SİHA’larımız var.” dedi.
Bayraktar, Savunma, Havacılık ve Uzay Kümelenmesi Derneği (SAHA İstanbul) 3. Olağan Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, SAHA İstanbul’un Türkiye’nin en büyük, Avrupa’nın 2. büyük sanayi kümelenmesi olduğunu söyledi.

Bayraktar, şu bilgileri verdi: 
“Bugün 3. Olağan Genel Kurulu’nda bir araya geldiğimiz SAHA İstanbul, savunma ve havacılıkta bağımsız Türkiye’ye inanan, 27 kurucu üye ile 2015 yılında İTO, Sanayi İhtisas Komitesi’nde kuruldu. Bugün ise 391 üyesi var. SAHA İstanbul’da yüzde 13 büyük ölçekli 50, yüzde 87 oranında ise 341 KOBİ ölçeğinde firma yer alıyor.”Bayraktar, başlangıçta, Türkiye ekonomisinin 100 bine yakın sanayi kuruluşunun, 54 üniversitenin, 14 Teknopark’ın, 52 tersanenin yer aldığı, sanayi üretiminin yüzde 54’nü gerçekleştiren Kuzey Marmara’daki firmaların SAHA İstanbul çatısı altında buluşturulmasının düşünüldüğünü aktararak, “Artık SAHA İstanbul, yakaladığı ivme ve büyüme ile her bölgeden firmaların katıldığı Türkiye kümelenmesi haline gelmiştir. Cazibe merkezi olmuştur.” diye konuştu.

BİZİ GÜÇLÜ KILAN TEKNOLOJİLER, MİLLİ TEKNOLOJİLER

Haluk Bayraktar, savunma sanayisinde son 15 yılda gerçekleştirilen milli projelere değinerek, “İşte bu anlayış sayesinde, 150 yıldır bu ülkede son dönem Osmanlı da dahil, yapılmayan yaptırılmayan piyade tüfeğimiz, bu dönemde tasarlandı ve üretildi.” dedi.

Bayraktar, şu değerlendirmelerde bulundu: 
“Parasını ödemeye hazır olduğumuz halde bize SİHA vermediler, sattıkları İHA’ların bakım idamesinde sıkıntı yaşattılar. Şimdi artık yüzde 93 gibi yüksek bir yerlilik ile tasarladığımız İHA’larımız var. Geçtiğimiz günlerde 100. SİHA’mızı banttan çıkardık. Son dönem operasyonlarda kuvvet çarpanı olarak ülkemize destek verdik. Operasyonel sahada, 100 bin uçuş saatine ulaştık. Bu gelişmeler ile Türkiye savunma sanayinde küresel güç olma vizyonunu hayat geçirmiştir. Dünyanın İHA ve SİHA üretebilen sayılı ülkelerinden biridir ve bu teknolojiyi ihraç eder duruma geldik.”

Türkiye’yi güçlü kılan teknolojilerin, milli teknolojiler olduğunu vurgulayan Bayraktar, Cumhuriyet tarihinin tasarım ve üretimiyle ilk milli savaş gemisi olan MİLGEM’in bu dönemde gerçekleştiğini, seyir füzelerinden, radar sistemlerine, elektronik harp sistemlerinden zırhlı araçlara, helikopterlerden eğitim uçaklarına birçok ana platform projesinin bu dönemde başlatıldığını aktardı.

MİLLİ TEKNOLOJİ HAMLESİ TEK ÇÖZÜM, BU YOLDAN ASLA DÖNMEYECEĞİZ

Bayraktar, “Artık akıllı bombalarımızı dedektörlerine kadar üreten, SİHA’larımızın uçuş kontrol yazılımlarından donanımlarına kadar geliştiren bir ülkeyiz. En öncelikli konumuz; projelerin sürdürülebilir, idame edilebilir olması için yerlileşmesini, adil rekabet şartları içerisinde en düşük maliyet etkin çözümler ile karşılanmasını sağlamak için çalışmak.” ifadelerini kullandı.

SAHA İstanbul’un savunma sanayisine sağladığı önemli katkıları dile getiren Bayraktar, “Adeta bir seferberlik anlayışı ile faaliyetlerimize yoğun bir şekilde devam ediyoruz. Milli Teknoloji Hamlesi tek çözüm, bu yoldan asla dönmeyeceğiz.” bilgisini verdi.

Savunma ve havacılık ciromuz bir önceki yıla oranla yüzde 31 arttı

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, “Dışarıya bağlı olduğunuz herhangi bir konuda tehdide parmak sallamaya maruz kalabilirsiniz.” dedi.

Demir, Savunma, Havacılık ve Uzay Kümelenmesi Derneği (SAHA İstanbul) 3. Olağan Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, İstanbul’un savunma sanayisinin dışında bırakılamayacağını anlattı.

Demir, “‘Savunma ve havacılık sanayisinin merkezi Ankara olsun’ desek bile yurt sathına yayılmayan savunma ve havacılık sanayisinin bir anlamı olmayacaktır. Bu Türkiye’nin bütün kaynaklarını, yeteneklerini kullanmadığımız anlamına gelir ki; Türkiye bence buna mecbur değildir.” diye konuştu.

SAHA İstanbul’un savunma sanayinde gerçekleştirdiği yapının diğer sektörlerde örnek model oluşturduğuna dikkati çeken Demir, “Savunma ve havacılık ciromuz bir önceki yıla oranla yüzde 31 artarak 8 milyar 161 milyon doları bulmuş. İhracatımız ise yüzde 20’lik bir artışla 2 milyar 188 milyon dolara ulaşmış. 2018 yılında savunma alanında 1 milyar 448 milyon dolar Ar-Ge için harcanmış ve savunma sanayimizin gelişmesinde önemli bir katkı oluşturmuştur.” ifadelerini kullandı. 

“DIŞA BAĞIMLI İSENİZ TEHDİDE MARUZ KALIRSINIZ” 
İsmail Demir, milli teknoloji hamlesinin çok ciddiye alınıp sürekli peşinden koşulması gereken bir konu olduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: 
“Bugünlerdeki tartışmaları duyuyorsunuz, F-35 ve S-400 tartışmaları. Bugün F-35’in verilmemesiyle tehdit edilirken, biz 4 sene önce Patriot almaya karar verseydik, Amerika politikasıyla çelişen bir politikamız olsaydı rahip krizinde olduğu gibi, bu sefer de Patriotların verilmemesi tehdidiyle karşı karşıya kalacaktık. Yani meselenin özeti şu; dışarıya bağlı olduğunuz herhangi bir konuda tehdide parmak sallamaya maruz kalabilirsiniz.”

Demir, başkanlık olarak her ne kadar döviz bazlı sözleşme imzalama yetkileri olsa da firmalarla TL sözleşme imzalama konusunda ısrarcı olduklarına işaret ederek, böylece, mecburen döviz bazlı olan ürünleri de yerlileştirmek için bir an önce adım attıklarını ifade etti.